Benim canım bebeğim, toparlacık burunlu, kiraz dudaklı kızım,İnsan hiç görmediği, kokusunu duymadığı, dokunmadığı birini özler mi? Özlermiş. Seni hem çok merakla bekliyor hem de çok özlüyorum. Ultrason fotoğraflarını öpe öpe dudak izlerimle doldurdum. Son haftalarda kaşın, gözün, burnun, dudakların iyice seçilir oldu artık. Babanın o çok sevdiğim suratının küçücük bir kopyasını görüyorum ultrason fotoğraflarına bakınca. Yine de suretini görmek yetmiyor, özlemimi, merakımı gidermiyor. Seninle tanışacağımız anı baban da ben de sabırsızlıkla bekliyoruz.
Seni aylardır “benim güzel kızım, uslu kızım, akıllı kızım, söz dinleyen kızım, annesini hiç üzmeyen kızım” diye diye seviyorum. Seninle o kadar çok konuşuyorum ki anneannenle deden bana “bizim torun konuşmayı öğrenmiş olarak doğacak” diye takılıyorlar. Bir de haftada birkaç kere karnıma kulaklıkları dayayıp Baby Classics adlı albümü dinletiyorum sana. İlk birkaç parçada hareketleniyor, ortalara doğru sakinleşmeye başlıyor, son parçalar çalarken sanırım uykuya dalmış oluyorsun. Bakalım National Geographic’in Anne Karnında belgeselinde anlattığı gibi doğduğun zaman bu albümü dinlemek uykuya dalmanı kolaylaştıracak mı?
Odan hazır. Havlularını, çarşaflarını, kıyafetlerini yıkayıp ütüleyip dolabına yerleştirdik anneannenle beraber. Teyzenin aldığı koltuk da yerini buldu. Günde birkaç kere gidip o koltuğa oturup odanı seyrediyorum. Baban yatağına dönenceni de astığında hiçbir eksiğimiz kalmayacak. Sen yine de içerde biraz daha bekle e mi benim güzel kızım? Hiç acele etme gelmek için, iyice büyü, kilo al. Ben seni daha beklerim, hareketlerinle beni yeterince mutlu ediyorsun.
İnsan hiç görmediği, kokusunu duymadığı, dokunmadığı birini özler mi be Ekin? Özlermiş. Burnumda tütüyorsun.
Hüngür hüngür ağlattın beni yahu ahretliğim!!!
YanıtlaSilBilerek olmadı valla, niyetim o değildi :) Öptüm seni ;)
YanıtlaSil