5 Mayıs 2010 Çarşamba

DOKTORLAR VE BEN

Dün doktor günüydü. Söz konusu doktora gitmek olunca, benim işler biraz karışıyor. Hamile kalmaya karar verdiğimden bu yana geçen sürede dün 10. doktorumuza gitmiş olduk. Açıkçası bu süreci tek bir doktorla tamamlayanlara imreniyorum.

Üç yıl kadar önce bilinçli bir anne adayı olarak "ben hamile kalmaya karar verdim, tavsiyelerinizi almaya geldim" diyerek Florence Nightingale Kızıltoprak Hastanesi'nden Dr. Birgül Karakoç'a gitmiştim. Birgül Hanım genel bir kontrol sonrası herşeyin çok iyi göründüğünü söylemiş ve folik asit yazıp bol şans dileyerek beni yollamıştı.

Aradan altı ay geçip de sonuç alamayınca araştırıp soruşturup Academic Hospital'den Prof. Dr. Fatih Durmuşoğlu'nun kapısını çalmıştım. Fatih Bey bir takım tesler isteyip beni kontrole çağırdı. Kontrole gittiğimde test sonuçlarının çok iyi olduğunu, bir ay sonra beni tekrar görmek istediğini fakat kesinlikle Academic Hospital'e değil özel muayenehanesine beklediğini söyledi. Elime de Dr. Ziya Durmuş Kadın Sağlığı Polikliniği'nin takvim, ajanda vs. gibi bilimum promosyon ürünlerini tutuşturdu. Bu işi ticarete döktüğü anlaşılan bir profesöre bir daha gitmedim tabii ki.

Bundan altı ay kadar sonraki durağım Koşuyolu'ndaki An-Ka Kliniği'nden Dr. Ali Kumru oldu.
Hamile kalmaya karar vereli bir yıl olmuş ama hâlâ bir sonuç alamamıştım. Ali Bey de bir sürü test istedi ve bu testler sonucu hipotiroidi hastası olduğum ortaya çıktı. TSH seviyem normale döndüğünde yumurtlama takibine başlandı. Dört deneme sonrası hiç bir sonuç alınamayınca beni aynı klinikten tüp bebek uzmanı Dr. Ayşe Aytoz'a yönlendirdi.

Ayşe Hanım tüp bebek denememize hiç gerek olmadığını, bu kadar yüksek maliyeti olan bir yöntemdense aşılamanın bize daha uygun olduğunu, hem zaten bizim görünürde hiç bir sorunumuzun olmadığını, "sebebi açıklanamayan infertilite" mağduru hastalardan olduğumuzu söyleyip aşılama uyguladı. Aşılama tutmadı tabii.

Hamile kalmaya karar vermemin üzerinden iki yıl geçmişti. Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine bu defa Prof. Dr. Erdoğan Ertüngealp'e gittim. O güne kadar yapılan ne kadar tahlil, çekilen ne kadar film varsa hepsini yanıma aldım. Erdoğan Bey her nasılsa tüplerimin tıkalı olduğuna, bir ameliyatla bu tıkanıklığın açılması gerektiğine karar verdi. Diğer yandan da Ayşe Hanım ikinci aşılama denemesine bekliyordu beni. İşte bu ameliyatı olsam mı olmasam mı, bir aşılama daha denesem mi denemesem mi diye kara kara düşünürken internette yaptığım araştırmalar sonucu Kanada'da bulunan Dr. Barış Ata'ya bir mail atıp durumumu değerlendirmesini rica ettim. Kendisi beni hiç muayene etmedi ama doğru teşhisi koyarak beni tüp bebek uygulaması için Amerikan Hastanesi'nden Doç Dr. Bülent Urman'a yönlendirdi.

Bülent Bey yumurtalarımı olgunlaştırıp tam toplayacakken yurt dışına gitmek zorunda kaldı. Yumurta toplama ve embriyo yerleştirme işlemini Dr. Senai Aksoy gerçekleştirdi. Gebelik takibi için yine Bülent Bey'e gitmeye devam ettim. Arada bir kez Bülent Bey'e kızıp doktorumu değiştirsem mi diye düşünerek Acıbadem Hastanesi'nden Doç. Dr. Tolga Ergin'e gittim, gayet de memnun kaldım ama Bülent Bey'den vazgeçemeyip ona gitmeye devam ettim. Geçen ay Amerikan Hastanesi'nde doğurmanın bedelinin yaklaşık 10-12 milyar olduğunu ve Bülent Bey'in de oradan başka bir yere doğuma gitmediğini öğrenince kendime doğum yapacak yeni bir hastane aramaya başladım. Kadıköy Şifa Hastanesi'nde karar kıldım ve dün bu hastaneden Dr. Tanju Demirören'e ilk kez gittim.

Şöyle bir geriye bakıp sayarsak: Birgül Karakoç 1, Fatih Durmuşoğlu 2, Ali Kumru 3, Ayşe Aytoz 4, Erdoğan Ertüngealp 5, Barış Ata 6, Bülent Urman 7, Senai Aksoy 8, Tolga Ergin 9, Tanju Demirören 10.

Sonuç: Gebeliğimin 31. haftası, bebeğim 1638 gram, ben çok iyiyim, çok şükür her şey yolunda ve Tanju Bey'le yolumuza devam ediyoruz. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder