
Geçen Pazartesi uzun zamandır görüşemediğimiz arkadaşlarımız Gökçe ve Okan’la buluşup hoş bir Kadıköy akşamı geçirdik. Çiya’nın şahane yemekleri eşliğinde sohbet ederken tecrübeli anne Gökçe bana her zamanki gibi hamilelik ve sonrası ile ilgili çok yararlı tavsiyelerde bulundu. Hatta bir de çocuk eğitimi için önemli bulduğu bir kitabı hediye etti. Bir süredir doğum sonrasına hiç hazır olmadığımı düşünmeye başlamıştım zaten. Gökçe’nin tavsiyeleri hem çok iyi geldi hem de artık hamilelik süreci hakkında okumanın yanında biraz da bebek bakımı ile ilgili konularla ilgilenmem gerektiğini fark etmemi sağladı. Sohbet sırasında Gökçe "ben hamileyken Ayşe hemşire'nin eğitimine gitmiştim, çok iyiydi, mutlaka tavsiye ederim" deyince eve gelip hemen Ayşe Öner’i google’da arattım. Açıkçası eğitime gitmeyi düşünmemiştim çünkü yeri Bebek’teymiş ve seminerler 6 hafta sürüyormuş. Amacım yalnızca Ayşe Öner’in kitabını satın almak ve sitesindeki bilgileri okumaktı ki bir de ne göreyim, kendisi o hafta içinde burnumuzun dibindeki Medical Park Hastanesi’nde iki günlük ücretsiz bir seminer veriyormuş. Dört gebe arkadaş toplanıp tuttuk Medikal Park’ın yolunu. Seminerler Mustela’nın sponsorluğunda yapıldığı için ilk saat “reklamları izlediniz” tadında geçti. İkinci saatte normal doğumu kolaylaştırmaya yönelik bir takım nefes teknikleri ve egzersizler öğrendik. Seminerin iki hafta sonraki devamında emzirme, bebek masajı, bebek banyosu vs. gibi bebek bakımına yönelik bilgiler verilecek. Edindiğimiz bilgilerin yararlı olduğunu düşünüyor muyum? Evet. Gittiğimize değdi mi? Tabii değdi. Bir sonraki derse gidecek miyiz? Kesinlikle gideceğiz. İzlenimlerim gayet olumlu da her zamanki gibi beni düşündüren başka şeyler oldu. Hayatını üniversitede ders vererek kazanan biri olarak İstanbul’da bu işlerin nasıl da bir sektör haline geldiğini düşünmeden edemedim. Şöyle ki, yılın 26 haftasında 4 farklı konuda haftada toplam 12 saat ders veren bendeniz, muhtemelen Ayşe hemşire’nin taş çatlasa 6 saat süren eğitimden kazandığı paranın onda birini kazanmıyorumdur. Demek ki ne yapılacak? Yrd. Doç.lukmuş, Doçentlikmiş, bu sevdalardan vazgeçilecek. Doğumdan sonra derhal üniversite sınavına girilip bir Hemşirelik Meslek Yüksek Okulu kazanılacak, çabucak mezun olunacak. Birkaç yıl doğum hemşiresi olarak çalışılacak, bu sırada mutlaka birkaç ünlünün doğumuna girilecek. Bu alanda “ünlülerin doğum koçu” diye isim yapılacak. Mümkünse birkaç sponsor bulunacak ve eğitimlere başlanacak. Sonra gelsin paralar! Sevgili kızım Ekin, üniversite ve çeyiz masraflarını çıkartmanın yolunu böylece bulduk, yırttık annecim, yırttık!
Siz doğumları ayarlayın ben de doğum fotoğraflarını çekeyim ve doğum tebriğine gelenlere yeme içme işlerini yapayım. Hep beraber köşe olalım.
YanıtlaSilAaa ortaklık teklifleri bile gelmeye başladı. İşleri başlamadan büyüttük desene :)
YanıtlaSil