17 Aralık 2010 Cuma

AYAK İZİ

Naz kız doğduğu zaman alınan ayak izini duvarda çerçeve içinde gördüğümde çok beğendiğimi hatırlıyorum. Hamileliğimin son haftalarında alışveriş yaparken o çerçeveli alçı hamurlarından alayım diye düşündüm hep, her nedense bir türlü alamadım. Hastanedeyken belki biri hediye getirir diye umdum, kimse getirmedi. Eve geldiğimizde “ameliyat yaralarım iyileşsin, ilk dışarı çıktığım gün alırım” dedim, o ilk çıkışta aklıma bile gelmedi tabii. İzmir’deyken “İstanbul’a döner dönmez” dedim, dönünce “ha bugün, ha yarın” derken bir de baktım kızım 5 aylık olmuş, o küçücük ayaklar büyümüş bile. Çok hızlı, gerçekten çok hızlı büyüyormuş bebekler. Her anın tadını çıkarma telaşında oluşum bu yüzden. Bu yüzden bilgisayarın başına oturup Ekin’i yazmak yerine Ekin’i yaşamakla geçiriyorum zamanımı.

Her gün öptüğüm o minik ayaklar büyürken neler oldu diye bir durup düşünme zamanı şimdi. Geçen 5 aya dair not düşmek istediklerim şöyle:

Uyku - Ekinciğim annesini - babasını üzmeyen, lokum gibi bir bebek oldu maşallah. Özellikle 2.-4. aylar arasında akşam 8’de emerken uyuyup sabah 8’de kaka yaparak uyanmasıyla gönüllerimizde taht kurmuştu. Kendisiyle o kadar çok övündük, o kadar çok övündük ki sonunda nazar değdirdik sanırım. Son bir aydır ne zaman uyuyup ne zaman uyanacağını kestirmek zor. Düzenine bizi o kadar alıştırmıştı ki, bebeğimiz olduğunu daha yeni anladık diyebilirim.

Beslenme – Kuzucuk on gün öncesine kadar gündüz 2 gece ise 4-6 saatte bir emerken şimdilerde emme ritmi bozuldu. Çok sık ve çok uzun süre memede kalmaya başladığından onu artık sadece anne sütüyle doyuramadığımı düşünmeye başladım. Dolu dolu 5 ay hiç hazır mama vermeden çok iyi gittik ama artık hem ek gıda hem de hazır mama ile tanışma zamanı geldi. Bugün ilk kez elma suyu verdik kendisine, sırada sebze çorbası, sonra da muhallebi var.

Boy-kilo – Tonton kızımız 5. ayın sonunda 7500 gr ve 65 cm oldu. 3785 gr ve 48 cm olarak doğduğu düşünülürse 41 kere maşallah demek kalıyor bize.

Banyo – Kızımız için banyo gerçekten bir keyif, bu konuda annesine-babasına çekmiş. Aralık gelene kadar her gün yıkandı, şimdi banyo keyfini iki günde bire düşürmek zorunda kaldık. Artık havalar banyo yaptığı günlerde dışarı çıkmasına imkân vermiyor, bu bir. İkincisi fazla yıkanmaktan cildinin kuruduğunu düşünmeye başladım. Her banyodan sonra losyon ya da yağla masaj yapmamıza rağmen böyle oldu. Yıkanma sıklığı azalınca kuruluk da azaldı gibi geldi bana.

Bez – Tamam Prima çok güzel emiyor, nemli kalmıyor filan da belden dışarı taşmaların önüne geçecek bir bez teknolojisi sanırım henüz geliştirilmedi. En büyük sorunumuz bu, her kakada üst baş batıyor maalesef.

Gezme-tozma – Cici kızımızı gittiğimiz her yere götürebildik. Son uzun yolculuğumuz kurban bayramında Balıkesir’e oldu, gidişte de dönüşte de yol boyu bol bol uyudu, anlarmış gibi mola verdiğimizde emdi, kaka yaptı ve yoluna devam etti. Uzun yolların dışında, şimdiye kadar gördüğümüz en güneşli kış aylarını geçirdiğimiz için hemen her gün dışarı çıktı. Evin dışına çıkmasa bile mutlaka balkonda güneşlendi. Arkadaş ziyaretlerinde ya da dışarıda yapılan sabah kahvaltılarında anne-babasına uslu uslu eşlik etti.

İletişim – Çok şükür güleryüzlü ve sevecen bir bebek oldu Ekincik. Özellikle babası işten geldiğinde ona gülmesi ve gelişine göbek atarak sevinmesi görülmeye değer. Onunla konuşan, onu seven herkese gülerek yanıt veriyor, göz teması kuruyor mutlaka. Çok sevdiklerine ise elini uzatıp yüzlerini okşamak istiyor. Anneannesi ve dedesini artık iyice tanıyor. Babaannesiyle oynamaya bayılıyor.

Uzun lafın kısası Ekinimiz bize gerçekten büyük ikramiye. Tekrar tekrar maşallah diyelim de nazarımız değmesin. Bazen “ne yapıyorsunuz da böyle oluyor?” diye soranlar oluyor. Aslında pek bir şey yapmıyoruz, öyle uyguladığımız metodlar filan yok. Tek yaptığımız onu çok sevmek, onunla bol bol ilgilenmek, her ihtiyacını anında karşılamak ve onu uyku dahil hiçbirşeye zorlamamak.

Aralığın tam 14’ünde yani Ekinimiz 6. ayına girdiği gün “tamamdır” dedim, “daha fazla ertelemek yok”. Ve gittim o çerçeveli alçı hamurlarından aldım. Aldım almasına da masanın üzerinde öylece duruyor paket, açılmayı ve ayak izini almamızı bekliyor. Şu son 3 günde o minik ayaklar biraz daha büyüdü, acele etmeliyim biliyorum. Son 5 ayın özeti bu, tonton kızımın büyüme hızı karşısında ben her şeye geç kalıyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder